Sıkıcılığın Ontolojisi ya da Tahammülsüzlüğün Estetiği

Geçenlerde bir arkadaşım, Bela Tarr’dan söz açıldığında sesine hafif bir merhamet katarak sordu: “Bu kadar uzun ve sıkıcı filmleri nasıl izliyorsun, gerçekten ne zevk alıyorsun?” Sorunun masum görünümü altında çağımızın küçük kibri gizliydi. Çünkü “sıkıcı” dediğimiz şey çoğu zaman filmin değil, bizim zamana karşı tahammülsüzlüğümüzün adıdır. Mesele Tarr’da değil, bizim zamana bakma biçimimizdedir. Tarr’ın sineması … Read more

Şeytanın İki Yüzü

Bazen iki film arasında hiçbir bağlantı yokmuş gibi görünür; farklı dönemler, farklı coğrafyalar, farklı hikayeler. Sonra ikisi de biter ve bıraktıkları his şaşırtıcı biçimde aynıdır; o tanıdık, hafif mide bulantısı veren his. Sistemlerin nasıl işlediğini, iktidarın nasıl korunduğunu, tarihin nasıl unuttuğunu hatırlattıklarında insanın içinde biriken bir şey. Biri 1930’lar Moskova’sında bir yazarın yok edilişini anlatıyor, … Read more

Düşüncenin Sonu

Sokrates, yazının icadından yakınıyordu. Platon’un Phaidros diyalogunda bu kaygıyı şöyle dile getirmişti: “Bu icat öğrencilerin ruhlarında unutkanlık doğuracak. Belleklerini kullanmayacaklar, kendi anımsama güçleriyle değil, dışarıdan gelen işaretlerle hatırlayacaklar.” Bunları söylediğinde milattan önce dördüncü yüzyıldı. Aradan iki bin beş yüz yıl geçti. Yazının gelişimi, insanlığın öğrenme hızını ve kabiliyetini, öğretme pratiğini, bilimin gelişimini ve edebiyatın dönüşümünü … Read more

Bir Film: Başka Yolu Yok

Bir filmi izledikten sonra, çalışırken, sokakta yürürken ya da uyumadan az önce hâlâ filmdeki bazı sahneler aklınıza takılıyor ve gözlerinizin önüne geliyorsa, o film iyi bir filmdir. Benim için, Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook’un tüm yapıtları bu kategoridedir. Onun kendine özgü, rahatsız edici ve samimi tarzı benzersizdir. Park Chan-wook sineması, intikamın ahlaki bir çöküş değil, … Read more

Bir Film: Usta ile Margarita

Bugünkü filmimiz, Mihail Bulgakov’un 20. yüzyılın en keskin hicivlerinden biri olarak kabul edilen efsanevi romanından aynı isimle uyarlanan Usta ile Margarita (The Master and Margarita, 2024). Yönetmen Michael Lockshin (Mihail Lokşin), aslında 2021’de filmin çekimleri tamamlamış ama Rusya’nın Ukrayna işgali yüzünden vizyona girişi 2024’e sarkmış. Film ilk çıktığında doğal olarak Rusya’da büyük bir etki bıraktı,18 … Read more

Bir Film: Josef Mengele’nin Kayboluşu

Josef Mengele’nin Kayboluşu (The Disappearance of Josef Mengele, 2025) tıpkı eski bir toplama kampının paslı tellerine yeniden dokunmak gibi, soğuk, metalik ve her temasta tende iz bırakan bir film. Kirill Serebrennikov’un 2025 Alman yapımı tarihsel dramı, Olivier Guez’in ödüllü romanından uyarlandı. Film, Nazilerin en sadist toplama kampı Auschwitz’in “Ölüm Meleği” Josef Mengele’nin savaş sonrası kaçışını, … Read more

Sis Altındaki Zihin ya da Belirsizlik Toplumunda Gözetim ve Yönlendirme

Belirsizlik, artık hayatın kıyısında dolaşan bir misafir değil; evin içine çöreklenmiş, koltuğa yayılmış, kumandayı ele geçirmiş bir ev sahibi gibi. Sabah telefonu açtığında karşına düşen haber akışının hangisi gerçek, hangisi birilerinin ince ayarlı parmaklarının ürünü, kestirmek zor. Bir süre sonra mesele “doğru bilgiye ulaşmak” olmaktan çıkıyor; “acaba benim için doğruluğu kim inşa ediyor?” sorusu zihni … Read more

Güce Tapınmanın Trajedisi

Toplum sözleşmesinin özünde bireylerin doğal özgürlüklerinden vazgeçmesi karşılığında güvenlik ve düzenin garanti edilmesi ilkesi temelinde şekillenen evrensel bir konsensüs vardı. Vekalet ilişkisi bu pazarlığın temeliydi. Asıllar, yani “doğal” haklarından feragat eden bireyler, çıkarlarını korumak için aralarından seçtikleri vekilleri yetkilendiriyordu. Tarih boyunca bu denge sürekli sınandı. Bazen vekiller asıllarını unuttu, bazen asıllar haklarını hatırlamakta gecikti. Bu, … Read more

Savaş Üstüne Savaş

Bazı filmler vardır, vicdanın sessiz savaşlarını silahsız, gürültüsüz, ama acımasız bir biçimde açığa çıkarır. Kahramanlar ya da devrimler değildir mesele; asıl çatışma kimsenin görmediği o iç karanlıkta yaşanır. Paul Thomas Anderson’ın yeni filmi One Battle After Another (2025, Savaş Üstüne Savaş), tam da bu karanlığın ortasında duruyor. Film, görünürde bir baba-kız kaçış hikayesi; ama derinlerde … Read more

Gökyüzüne Bakmanın Zamanı

Dün gece gökyüzüne bakmaya karar verdim. Ne yıldızlar vardı, ne umut. Duman vardı, pus vardı, bir de kesintisiz, yanmaya devam eden gündem. Bir şeylerin ters gittiğini hissetmek için bilim insanı olmaya gerek yoktu. Zaten bu çağda, bilim konuşanlar da film karakterine dönüştü. 2021 yapımı Don’t Look Up (Yukarı Bakma) filmini hatırlıyor musunuz? Leonardo DiCaprio ve … Read more